VERONİKA’NIN SESİ

Ülkenizin haritadaki yerinin bilinmesi adına yapacaklarınızda en fazla ne kadar ileri gidebilirdiniz?  Veronika ölmek istiyordu. Bunu o son yolculuğa çıkmak için beklerken sevdiği bir yazar olan Paulo Coelho’ya yazdığı bir mektupla ilan etmeyi tasarlamıştı. Çünkü Paulo Coelho’nun yaratıcısı olduğu bir bilgisayar oyununda geçen tanıtım yazısının ilk cümlesi inanılmaz derecede etkilemişti onu: “Slovenya nerededir?” Elbette gerçek […]

HAYATA TUTANAMAMIŞLARIN YAZARI: OĞUZ ATAY

Korku, sözlükte geçtiği anlamıyla: “Bir tehlike veya tehlike ihtimali karşısında duyulan ürkütücü duygu.” İşte bu tanımın tam manasıyla hissedildiği bir öyküye hayat vermiş Oğuz Atay: KORKUYU BEKLERKEN. Belki bu sebeple öyküyü okurken korku üzerine düşünmemek pek de mümkün olmuyor. Oğuz Atay’ın, Korkuyu Beklerken adlı kitabı, hikâyelerini bir araya getirip yayımladığı eseridir. Kitabın içinde 8 tane […]

KARAMSARLIKLARLA DOLU BİR BAŞYAPIT

Fernando Pessoa’nın anlaşmazlıklarla dolu kitabı. Hissizliklerle, sevilmemişliklerle, karamsarlıklarla harmanladığı bir başyapıt. Octavio Paz, “Şairlerin yaşam öyküsü yoktur; onların yaşam öyküsü, yapıtlarıdır,” sözüyle de karamsarlıklarla dolu bu kitabın, yazarın hayatından damıtıldığını açıklar aslında. Huzursuzluğun Kitabı, kurmaca bir karakterin hayatını anlatıyor gibi görünse de Pessoa kendini kurmaca karakter gibi düşünüp, onunla bütünleştirerek düşüncelerini açıkça ifade etme fırsatını […]

YAŞANMAMIŞ BİR AŞKIN HİKÂYESİ

Stefan‘ın eserleri arasında aşk acısını en derin ve salt hâliyle hissedeceğiniz bir kitap: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’dur. Stefan, duygularını öyle güzel bir şekilde yazıya aktarmış ki kitabın sonunda gerçekten böyle bir aşkın var olabileceğine inanıyorsunuz. Hatta istemsizce “bilinmeyen kadın”ın kim olduğunu bilmek, onu tanıyıp acılarına ortak olmak istiyorsunuz. Fakat yazar, karakteri öyle ketum yaratmış ki […]

SÜRGÜNDE GEÇEN YILLAR

Refik Halid Karay, Hukuk Fakültesi mezuniyetinden sonra Servet-i Fünun’da geçici olarak yazmaya başlamıştır. Kısa süre Fecr-i Âti topluluğuna katılmış ve bu topluluğu Fransız Edebiyatı taklidi olarak anlatmıştır. Yazdığı yazıların İttihat ve Terakki’ye muhalif olması nedeniyle sürgün edilmiş, sürgünde yaşadığı olayları da yazılarına yansıtmıştır. Dile kolay ömrünün 22 yılı bu sürgün zamanlarında geçmiş fakat yaşadıkları ona […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön